Tags: , , , , , , , | Categories: Domain, Haber Posted by Editorial on 19.10.2011 20:07 | Yorumlar (2)

Geçtiğimiz günlerde sabah gazetesinin bilinçsiz olarak hazırlanmış bir haberi son kullanıcılar'da bir hayli tedirginlik yaratmıştı. İlgili haberde ".com, .gov, .net, .edu, .mil, com.tr" gibi alanadı uzantılarının internet ortamından tamamen kalkacağını bunun yerine daha önce bilgisini verdiğimiz jenerik alanadı uzantılarının devreye alınacağını yazılmıştı.

Tamamen yanlış olan bu haber ülkemizde ki kayıt operatörlerini olumsuz etkileyebilecek boyutta. Bu habere ilk tepki Isimtescil'den geldi ve aşağıdaki basın duyurusunu bizle paylaştılar.

            18.10.2011 

Kamuoyuna Önemli Duyuru

17 Ekim 2011 tarihli sabah.com.tr  kaynaklı,  Habertürk başta olmak üzere internet basınında ve teknoloji sitelerinde yer bulan “İnternette, .com, .org, .net  tarih oluyor” başlıklı haber ile ilgili kamuoyu duyurusudur.

 Habere konu olan İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu  ICANN’ın  2011 Singapur toplantısında  alınan kararlar gereği, şu an kullanımda olan (com, net,  org)  gibi tüm global uzantıların dahil olduğu 22 gTLD ve ( .uk  .tr .ru) gibi bölgesel uzantıları temsil eden  273 adet ccTLD uzantısına  ek olarak,  yeni  domain oluşumları için  başvuruların  değerlendirmeye alınmasına dönük karar,  ilgili yayım organlarınca kamuoyuna;  com, net, org gibi halihazırda kullanımda ve yeni kayıtlara açık olan uzantıların tamamen kaldırılacağı yönünde aksettirilmiştir.

 ICANN Akredite Kayıt Operatörü İsimtescil.net olarak, kamuoyunda ve özellikle domain hak sahipleri arasında infiale neden olan bu haberin asılsız olduğunu ve 2012’de başlatılacak yeni sürecin sadece yeni uzantıların oluşmasını hedeflediğini,  şu an kullanımda olan hiçbir uzantının hak sahipliğini kaldırmayacağını ve/veya kullanımını engellemeyeceğini  tüm uzantılardaki alan adı hak sahiplerine ve kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

Haberde kast edilen sürecin teknik detayları:

Bahsi geçen süreçte ICANN, Ocak 2012 – Nisan 2012 tarihleri arasında bir süredir konuşulan ancak hayata geçirilemeyen yeni  gTLD kayıt prosedürü, Singapur toplantısında  devreye almıştır.  Prosedür gereği  5000 dolarlık kayıt ücreti ile talep değerlendirme  sürecine katılabilecek olan gTLD aday adayları, talep  değerlendirme sürecini başarı ile sonuçlandırmaları halinde 180.000 dolar ödeyerek  inceleme fazına dahil olabilirler.  İnceleme fazının da olumlu sonuçlanması durumunda 25.000 dolarlık son ödeme ile gTLD uzantılarını canlıya geçirebilmek için ICANN tarafında  gerekli prosedürü tamamlamış sayılmaktadırlar.

Tüm süreç, yazılım ve altyapı çalışmalarının da eklenmesi ile ortama 400.000 dolarlık bir maliyet ile sonuçlandırılabilmektedir.

İlgili Haber:  http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2011/10/17/nette-com-gov-org-tarih-olacak

İsimtescil İnternet Teknolojileri A.Ş

www.isimtescil.net

                Bulgurlu Mah. Selvili Sok. No:16 Çamlıca ÜSKÜDAR / İSTANBUL / TÜRKİYE

 

İsimtescil'e konuya duyarlılığından ve bu bilinçlendirme çalışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Tags: , , , , | Categories: Control Panels, Haber Posted by Editorial on 29.08.2011 02:48 | Yorumlar (1)

Ayakları yere basan ve gelecek vaadeden Türk girişimleri yavaş yavaş yatırımla buluşuyor ama beta sürecinde yatırım alan girişimlerden bahsetmemiz için çok erken. Yeni bir web hosting kontrol paneli olarak geliştirilen MaestroPanel bu algımızı değiştirebilecek bir haberi bizimle paylaştı. Etohum Sunum Günü’nde sahne alan MaestroPanel, birbiriyle kıyaslanan Plesk ve cPanel gibi hosting otomasyon sistemlerine rakip olmak niyetinde. Bir çok sunucu üzerinde çalışabilen ve her sunucuya farklı görevler atayabilen bir sistem olarak geliştirilmeye başlanan MaestroPanel şu an  RC (Release Candidate) sürümüyle özel beta sürecinde ancak Netdirekt.com.tr, Vargonen.com tarafından test edilmeye başlanmış.

MaestroPanel geliştiricilerinden Oğuzhan Yılmaz, yakın zamanda genel sürümü web sitesi üzerinden indirilebileceğini bizimle paylaştı. İhtiyaçlar doğrultusunda geliştirilecek hizmetin amacı elbetteki dünya çapıda kullanıcılara hizmet vermek.

MaestroPanel, geliştirme planlarının sürdürülebilirliği için kısa süre önce de bir yatırım almış. Melek yatırımcı olarak projeye destek çıkan isim Goldmaster Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Bora olmuş. Oğuzhan Yılmaz, daha önce sağlık sektöründe ve çeşitli projelerde melek yatırımcı şapkasını takan Sinan Bora’nın bilişim sektöründe ilk yatırımını yaptığnı paylaşınca farklı alanlardan internet sektörüne ilgi gösterildiğini bir kez daha görmüş olduk. Üstelik merak edeceğiniz yatırım 250.000 TL’lik azımsanmayacak bir tutar.

MaestroPanel özelliklerini tanıtan sunumları (sunucu yönetimiplan yönetimi) hazırlamaya başlayan ekip, hosting sektöründe tecrübeli bir kadro ile sektörün yazılım ve destek ihtiyaçlarını da karşılamak niyetinde. Bunu başarmalarının önünde de herhangi bir engel görünmüyor.

Projenin gelişimini MaestroPanel blogundan ya da  Twitter’dan takip edebilirsiniz.

Alıntıdır

Kaynak: http://www.webrazzi.com/2011/08/24/maestropanel/

Tags: , , , , , , , | Categories: Haber Posted by Editorial on 14.08.2011 00:15 | Yorumlar (1)

Turkcell Grup ve Yıldız Holding, telekom sektöründe faaliyet gösteren Global İletişim Hizmetleri A.Ş. hisselerinin tamamının, Turkcell Grup’a devri için anlaşmaya vardı. Hisse devri, ilgili kurumların onaylarının alınmasını takiben gerçekleştirilecek.

Taraflar arasında yapılan anlaşmada şirket değeri, 17,5 milyon TL olarak belirlendi. Resmi onayların alınmasının ardından hisse devirleri gerçekleştirilecek. Ödenecek satın alma bedeli, hisse devir tarihi itibarıyla şirketin bilançosunda yer alan nakit ve alacakların, kredi ve borçların hesaplanmasıyla belirlenecek.

Turkcell Grup, 3 veri merkezini bünyesine katıyor

Turkcell Grup, kurumsal müşterilerine bütünleşik telekom çözümleri sunma stratejisi doğrultusunda Global İletişim’e ait hisseleri devralarak, şirketin kurumsal müşteri portföyünü ve dünya standartlarında 3 veri merkezini (datacenter) bünyesine katıyor. Global İletişim’e ait hisselerin devralınmasıyla birlikte, Turkcell Grup bünyesindeki veri merkezlerinin büyüklüğü 6 bin metrekareden, 8 bin metrekareye çıkacak. 5.8 Petabyte büyüklüğünde veri depolanabilecek.

“Tüm IT ihtiyaçlarını, Turkcell güvencesiyle servise dönüştürüyoruz”

Turkcell Kurumsal Müşterilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, Global İletişim’e ait hisselerinin devralınmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin en önemli gruplarından Yıldız Holding ve telekom sektöründeki önemli oyunculardan biri olan Global İletişim ile görüşmelerde kısa sürede olumlu sonuca ulaşmaktan ötürü memnuniyet duyduklarını ifade etti. Kocabaş yaptığı açıklamada, “Turkcell, bulut bilişim ve veri merkezi iş alanlarında öncü bir şirket ve çok iyi bir oyuncu. Donanım, yazılım ve servis anlamında şirketlerin tüm IT ihtiyaçlarını, ihtiyaç duydukları zamanda kullanabilecekleri servislere dönüştürüyoruz. Kurumsal segmentteki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla daha önce Sabancı Telekom’un altyapısını devralmıştık, bugün de Global İletişim’in hisselerini devralarak bulut bilişim, veri merkezi, ileri güvenlik çözümleri gibi bütünleşik telekom hizmetlerimizi daha da zenginleştiriyoruz. Global İletişim’in müşteri portföyü ile birlikte tüm kurumsal müşterilerimize Turkcell Superonline markası altında daha da güçlenmiş bir altyapıyla hizmet vereceğiz. Böylece müşterilerimize en yeni iletişim teknolojilerini sunarak; hayatlarını kolaylaştırmaya, yaşamlarına ve iş yapış şekillerine değer katmaya devam edeceğiz”  dedi.

Kocabaş:  ‘Bulut’u yağmura dönüştüreceğiz

Türkiye’nin bilgi toplumu olma yönünde hızla ilerlediğini ve bu bilgilerin de sağlıklı veri merkezlerinde yönetilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Selen Kocabaş, “Global İletişim’i satın alarak 3 veri merkezini bünyemize katıyoruz ve bu işbirliğinin, 2012 yılında açmayı planladığımız Gebze’deki 2 bin metrekarelik data center yatırımımıza güç katacağına inanıyoruz. Bu yatırımlarımızla bulut bilişim vizyonumuza katkı sağlamak ve Türkiye’de şirketlerin iş yapışlarını kolaylaştırarak, bulutu yağmura dönüştürmek istiyoruz. Bulut Teknolojisinin getirdiği maliyet avantajı, esneklik ve hız gibi faydaların ötesinde müşterilerimize Turkcell’in uzman IT kadrosu ile çalışma imkanı sunuyoruz“ dedi.

Turkcell ve Turkcell Superonline, sunduğu çözümlerle kurumsal müşterilerine operasyonlarını daha verimli, hızlı, etkin ve karlı hale getirmeleri için hizmet veriyor. Türkiye’nin 81 iline yayılan kurumsal müşterileri, Turkcell ile daha çevik, akıllı ve rekabetçi bir yapıya dönüşerek rekabette fark yaratıyor ve öne çıkıyor.

Turkcell’in yeni nesil bulut servisleri

Turkcell yeni nesil bulut servisleri ile küçük ölçekli firmalara, sıfır ilk yatırım maliyetli; süper ofis paketi, sanal sunucu, merkezi güvenlik sistemi ve uzaktan sunucu yedekleme hizmetleri sunuyor. Büyük ölçekli firmalara ise yine sıfır ilk yatırım maliyeti ile kurumsal e-posta, sanal sunucu, merkezi güvenlik sistemi ve uzaktan sunucu yedekleme hizmeti sunuyor.

Turkcell Superonline hakkında

Türkiye’nin yenilikçi telekom operatörü Turkcell Superonline, kendi altyapısını kurmak üzere fiber optik yatırımlarına hız kesmeden devam etmektedir. Turkcell Superonline, Türkiye’de evlere kadar 1000 Mbps’ye varan hızlarda internet erişimi sağlayan ilk ve tek telekom operatörüdür. Turkcell Superonline, bireysel ve kurumsal müşterilerine ses, data, genişbant internet erişimi, toplu ses taşıma ve kiralık veri hattı hizmetleri ile katma değerli servisler sunmaktadır.

Global İletişim hakkında
2003 yılında kurulan Global İletişim, sahip olduğu yetkinliklerle ses, internet, datacenter, altyapı işletmeciliği ve M2M alanlarında kısa sürede Türkiye’nin yenilikçi alternatif telekom operatörü olmayı başardı. Son 2 yılda gerçekleştirdiği yatırım, geliştirdiği ürün, hizmet ve projelerle % 60’ın üzerinde büyüme yakalayan Global İletişim, Ankara’da, İstanbul Avrupa ve Anadolu yakasında sahip olduğu toplam 1.900 metrekarelik üç veri merkeziyle Türkiye’nin en büyük ticari veri merkezi işletmecisi konumuna ulaştı. IT altyapısından enerjiye, donanımdan yazılıma ve güvenliğe kadar geniş bir yelpazede sağladığı kesintisiz Bulut Bilişim hizmeti ile sektörün bu alandaki öncü kurumu olan Global İletişim, IT ve telekomünikasyon yakınsaması kapsamında, kurumsal müşterilerinin kendi işlerine odaklanmalarını sağlayan hizmetler sunuyor.

Kaynak : http://www.turkcellmedya.com/turkcell-grup-global-iletisimin-hisselerini-devralmak-uzere-anlasti-bulten_1648.html

Basın Bülteni : http://www.turkcellmedya.com/medya/Turkcell-Global_Iletisim_Satin_Alimi_BB_-_FINAL.doc

Tags: , , , , , , , | Categories: Haber, İnceleme Posted by Editorial on 05.08.2011 18:59 | Yorumlar (0)

Hepimizin bildiği gibi kamuoyunda çok ses getiren BTK'nın Güvenli İnternet adıyla 22 Ağustos'ta yürürlüğe almayı kararlaştırdığı İnternet Filitresi için sayılı günler kaldı (Bu konu ile ilgil görüşlerimizi BTİK'in Kararlarına Dair yazımıda dile getirmiştik). Bir çok çevrenin karşı çıktığı bu karar ile ilgili dün BTK'dan yeni bir karar daha çıktı. Şöyle ki;

 
5809 sayılı Kanunun 4 üncü, 6 ncı ve 50 inci maddeleri ile 28.07.2010 tarihli ve 2765
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme
Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 10 uncu maddesi ve ilgili diğer mevzuat
hükümleri kapsamında,
 
Ek’te yer alan “Güvenli İnternet Hizmetine İlişkin Usul Ve Esaslar Taslağı”nın 10 gü
süre ile kamuoyunun görüşü alınmak üzere yayımlanması hususuna karar verilmiştir.

Yukarıda okuduğunuz gibi BTK bu karar'ın yürürlüğe girmesinden önce 10 gün süre ile kamuoyunun görüşünü almak istiyor. Bizim vatandaş olarak anladıığmız. Kamuoyu bahsi geçen taslağı inceleyecek ve 10 gün içinde olumlu veya olumsuz tavrını gösterecek. BTK'da kamuoyunun nabzını yoklayıp ona göre şerbeti vercek yani taslak yürürlüğe girecek veya girmeyecek veya ertelenecek.

Şimdi burda herkese görev düşüyor! Internet kullanıcıları burdaki duruma, İki Ay önce nasıl tepki gösterdilerse yine aynı tepkileri göstermeliler ki BTK kamuoyunun görüşlerini net bir şekilde görsün.

Taslağı incelediğimizde dikaktimizi çeken bir kaç nokta oldu bunları belirtmek gerekirse;

Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu?

İşte Internet sitelerinin kaderini belirleyecek kuru! Bu kurulun kararları ile İnternet'te hangi siteler zararlı, hagi siteler zararsız belirlenecek ve bizde o sitelere gireceğiz veya giremeyeceğiz. 11 Üyeden oluşması tasarlanan bu kurulda Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığından, İnternet Kurulun'dan, BTK'dan, Psikoloji, Pedagoloji, Sosyoloji dalından uzmanların yer alması planlanmış. BTK tarafından sürekli söylenen yasak listeleri bu kurul oluşturacak ve Erişim Sağlayıcılarına gönderecek. Konu internet olunca bu kurulun işi gerçekten zor olacağa benziyor.

Burda aklımıza bir soru takılıyor. Internet gibi her yıl 10 katı büyüyen dijital bir organizmanın için de ki web sitelerini, portları ve IP'leri teker teker nasıl değerlendirip iyi veya kötü listelere alacaklar? Bu filitrelerin güncelliği nasıl korunacak? Zaman içinde keyfi veya başka merciler tarafından sakıncalı olarak görülen siteler'de sansüre maruz kalabilecek mi? Sansürlenen site sahipleri itiraz ettiklerinde kısa sürede cevap verilecek mi? yoksa aylar süren bir prosedürle yıldırılacaklar mı? bunun gibi soruları çoğaltmak mümkün, Internetin doğasına aykırı olan bu sistem, doğal olarak Internetin hızına ayak uyduramayacaktır.

Altyapı

Taslağa göre. BTK yasak listelerini Erişim Sağlayıcı ile arasında noktadan noktaya (Artık hangisi ise Frame Relay mi?, Metro Ethernet mi? ATM mi?) yeni bir hat kurup sağlamayı planlıyor. Taslağa göre "yasak listeleri" bir veritabanında tutulacak, ISP'de bunun altyapılarına imlemente edip her istek geldiğinde sorgulama yapılabilecek bir sistem kuracak.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Internetten bahsediyoruz zaman içerisinde çok büyük veri yığınları ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Bu veri yığınınıda her Erişim Sağlayıcı ile ayrı ayrı paylaşmak pek akıl karı değil. Uzun vadede de bu veri yığınlarını yönetebilecek donanımlar sürekli maliyeti arttıracaktır. BTK bu taslağı oluştururken işin teknik tarafını bilindik sistemlerle çözemeyeceğini idrak etmişmidir çok merak ediyoruz. Burdaki teknik detayları başka bir yazıda derinlemesine inceleyeceğimizden yorumların gerisini size bırakıyoruz.

Başlangıç

Filitreleme fiilen 22.11.2011 'de başlayacak. 22 Ağustos 2011 ve 22 Kasım 2011 arası Erişim Sağlayıcılarla test süreci olarak planlanıyor.

Sonuç

Umarız BTK 04 Ağustos'ta ki kararda dediği gibi Kamuoyunun görüşününü dikkate alır ve ona göre hareket eder. Türk Internetini küçülten ve her yönden yük getiren bu gereksiz uygulamaları tasarlamayı bir kenara bırakıp esas işi olan Türk Internetinin gelişmesi ve daha ileriye götürülmesi adına projeler tasarlar.

Ek Dosya

2011 DK-14 410.pdf (140,05 kb)

Tags: , , , , , , , | Categories: Haber Posted by Editorial on 27.07.2011 18:39 | Yorumlar (0)

Greg Mahlknecht, Dünya üzerindeki haberleşmenin omurgasını oluşturan denizaltı internet kablolarının güzel bir haritasını çıkarmış ve GNU lisansı ile de paylaşmakta. Yıllara görede Denizaltı kablolarının durumunu görebileceğiniz bu haritada özellikle Türkiye etrafındaki kabloların 2002 yılından sonra nasıl çoğaldığını görebilirsiniz.

Download

Tags: , , , , , , , | Categories: Haber Posted by Editorial on 02.07.2011 00:23 | Yorumlar (0)

Türkiye'de irili, ufaklı bir çok hosting firmasının sırtını dayadığı WHMCS otomasyon ürünü için Türkçe yazılmuş çok güzel bir kaynağı siz okuyucularımızla paylaşmaktan heyecan duyuyoruz.

Hasan ŞENTÜRK'ün yazmış olduğu ve Pusula Yayıncılık'tan çıkan "WHMCS - Web Hosting Manager Complete Solution" adlı eser. Hosting sektörün'e yönelik yayınlardan bildiğimiz kadarı ile ilk yayın. Kitap içeriğini inceleme fırsatımız henüz olmadı fakat bir sipariş verdik. Sizde WHMCS kullanıyorsanız tavsiye edebileceğimiz ender eserlerden bir tanesi.

Hasan ŞENTÜRK'e emeği ve bu çalışmasından dolayı tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Tanıtım Bülteninden

"Onu biliyorum da, bu nedir?" Neredeyse her gün yenilenmekte olan internet dünyasında bu cümleyi çok sık duyar olduk bu aralar.

WHMCS, hosting, domain satışı ve ticareti ile ilgilenmek isteyenlerin işini epey kolaylaştıran, müşteri ve firmanın iş yükünü azaltan bir yazılımdır. Piyasaya sürüldüğü 2005 yılından itibaren büyük ilgi gören WHMCS, gücünü aldığı PHP ve MySQL ikilisinin de süratle büyümesi ile bilişim şirketleri için eşsiz bir otomasyon haline geldi.

WHMCS, yukarıda bahsettiğimiz iş alanlarında faaliyetlerde bulunan şahıs ya da kurumların internet üzerinden bu işleri gerçekleştirmek için ihtiyaç duyacakları her şeye sahiptir. Peki, nedir bunlar? Başlıcaları:

- Güçlü ve esnek ödeme ve müşteri yönetim sistemi,
- Destek talep sistemi ile tam e-posta desteği,
- Otomatik hesap oluşturma, durdurma ve kapatma,
- Ödeme izleme, hesap geçmişi ve istatistik raporları,
- Çoklu müşteri alanı ve e-posta desteği,
- Template sistemi ile % 100 düzenlenebilir müşteri alanı.

Bu kadar eşsiz bir kaynak ve büyük müşteri kitlesine sahip bir otomasyon hakkında neden yeterli bilgi yok? Forum sitelerine göz atın, WHMCS hakkındaki soruları taratın ve sonuçları inceleyin. Kaç soruya net bir cevap verilmiş? Kaç soru cevaplanmış? Çok az olduğunu görünce şaşırmayın!

İşte bu kitabın iddiası bütün sorularınızı yanıtlamaktır! Kitabın amacı ise herkesi bu işi yapmaya itmek değil, sadece bu alanda anlaşılabilir bir kaynak olmasını sağlamak. İstediklerinizi bulabilmeniz dileğiyle!

- Web Hizmetleri
- WHMCS Nedir?
- Sistem Kurulumu
- Setup Ayarları
- Araçlar
- Veri Raporları
- Destek
- Muhasebe
- Siparişler
- Müşteriler
- WHMCS Yardım
- Ana İşlemler
- Geliştirme Araçları
- WHMCS Sözlüğü

İdefix ile satın al

kitapyurdu.com ile satın al

Tags: , , , , | Categories: Haber Posted by Editorial on 20.06.2011 13:47 | Yorumlar (2)

Türk Telekom, 2010 yılında Türk Telekom Grubu'na katılan, Avrupa'nın önde gelen bağımsız toptan data ve kapasite sağlayıcılarından Pantel'in desteğiyle Türkiye'nin yurtdışı çıkış kapasitesini 1.2 terabite çıkartıyor.

Yurtdışına çıkış kapasitesini arttırmak amacıyla yapılan bu atılım ile 2005 yılında 30 gigabit olan yurtdışı çıkış kapasitesi, yapılan yatırımların sonucunda bugün itibariyle 650 gigabit seviyesinde bulunuyor. Yapılan son artışla birlikte 1.2 terabite yükselecek hız ile 2005 yılına göre 40 kat artış sağlanmış olacak.

Sağlanan kapasite artışıyla yurtdışında barındırılan, aralarında Google, Youtube, Facebook, Twitter gibi popüler platformların da bulunduğu pek çok siteye Türkiye'den erişim çok daha hızlı hale geliyor. Üstelik internetin yoğun kullanıldığı zaman dilimlerinde de erişim standardı korunmuş oluyor.

Pantel, 16 ülkeyi kapsayan 27.000 km fiber optik ağıyla, Türkiye'nin Ortadoğu ile Avrupa arasında karadan ses ve data köprüsü haline gelmesine önemli bir katkı sağlıyor. Türk Telekom Pantel ile birlikte, Türkiye, Ortadoğu ve Asya pazarlarını Batı Avrupa ve Amerika'ya bağlayan data ve genişbant trafiğini de sağlayarak küresel konumunu daha da güçlendiriyor.

Türk Telekom'un, Pantel'in networküyle birlikte, yurtdışı erişim rotaları aşağıdaki şekilde: (6000x6000)

Hakam Kanafani from Noete.com on Vimeo.

Türk Telekom GM Gökhan Bozkurt from Noete.com on Vimeo.

Pantel GM from Noete.com on Vimeo.

Kaynak: http://turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=32819
Tags: , , , | Categories: Haber Posted by Editorial on 05.05.2011 05:17 | Yorumlar (0)

Önce 5651 kanunu, arkasından TİB'in alanadı isimlerini sansürlemek için servis sağlayıcılarına gönderdiği mektup ve son olarak Interneti ulusal proxy'lerle sansürlemeyi amaçlayan, sözde güvenli internet ortamını sağlayacak olan 22 Ağustos'ta uygulanacak olan filitre kararı. Tüm bu çağ dışı uygulamaların sorumlusu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Amaç Internet üzerinde işlenen suçlarla mücadele etmek fakat bu amaca yönelik kararları BTİK kendi kafasına göre, kendi bilgisi çercevesinde alıyor ve uygulamaya geçiyor. Kurumun amacı kısıtlamaları kaldırma, sektöre, pazara canlılık getirmek, haksız rekabeti engellemek gibi bir sürü faydalı hususlar olmasına rağmen bu konuların karşısında çağ dışı bir canavar görüntüsünde. Bizde Web Hosting Türkiye olarak BTİK'İn kararlarına bir göz atıp kararlar nelere fayda sağlıyor, nelere sağlamıyor bir değerlendirelim istedik ve 5651 kanunundan başladık.

5651 kanununa bir bakalım...

İlk göze çarpan madde 4'üncü maddenin birinci fıkrası : "İçe­rik sağ­la­yı­cı, in­ter­net or­ta­mın­da kul­la­nı­ma sun­du­ğu her tür­lü içe­rik­ten so­rum­lu­dur." Sanırım bu madde'de Web 2.0 Çağında olduğumuz şu günlerde biraz eskide kaldı çünkü içerik sağlayıcılar artık bir platform haline geldi. İçeriği anonim veya kayıtlı kullanıcılar oluşturduğundan içerik sağlayıcının suçlu bulunması günümüz internet ortamına kısmen uymuyor. Buna örnek olarak "İnci Sözlük" verilebilir. İçeriğin tümünü kullanıcılar oluşturuyor fakat fatura hep İnci Sözlük'e kesiliyor.

Madde 6. 1.B) Sağ­la­dı­ğı hiz­met­le­re iliş­kin, yö­net­me­lik­te be­lir­ti­len tra­fik bil­gi­le­ri­ni al­tı ay­dan az ve iki yıl­dan faz­la ol­ma­mak üze­re yö­net­me­lik­te be­lir­le­ne­cek sü­re ka­dar sak­la­mak­la ve bu bil­gi­le­rin doğ­ru­lu­ğu­nu, bü­tün­lü­ğü­nü ve giz­li­li­ği­ni sağ­la­mak­la.

Madde 6'yı tasarlayan yetkililer durumu Internetin Kilobyte'lar ile ifade edildiği 1995 yılına göre düzenledikleri açıkca görülüyor. Internet'te oluşan bir günlük datanın Petabyte'lar boyutunda olduğunu düşünürsek bu maddeye göre hareket eden Erişim ve Yer Sağlayıcılar 6 Aylık trafik bilgisini saklayıp, güvene almakla yükümlü hale geliyor. Teknik olarak trafik izleme çözümleri, depolama çözümleri mevcut fakat maliyetler binlerce dolar üzerine çıkıyor. Tabi bu sadece cihaz maliyeti, işletme maliyeti, iş gücü, bakım masraflarını hesaba katmıyoruz bile. Sektör ve Internet için çok gerçekçi olmayan bu maddeyi uygulayan bir veya iki sağlayıcı olduğunu düşünüyorum. Bununla kalmayıp bu bilgileri paketleyip BTİK'in FTP sunucularına göndermeniz gerekiyor. 100GB bir datayı BTİK'in FTP sunucularına göndermek! Acaba BTİK önce böyle güçlü bir altyapısının var olup olmadığını öğrenip sonra bu kararları almışmıdır çok merak ediyorum.

Unutmadan söyleyelim bu düzenlemeleri yapmayan sağlayıcılar 10bin ,50bin TL arası para cevasına çarptırılacaktır diyede ekleniyor. Böyle bir para cezasınında kesildiğini hiç duymadım. Siz duyduysanız haberimiz olsun.

Alanadları için yasaklı kelimeler listesi...

Herkesin bildiği gibi 27 Nisan 2011 Tarihinde "Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı" servis sağlayıcılarına bir bildiri göndermiş ve gelen tepkilerden dolayıda "Bunu sadece öneri baabında gönderdik, kelimeleri yasaklamalarını tavsiye ettik" diye geri adım atmışlardı. Halbuki gönderdikleri ilk mektup'un sonunda şöyle yazıyordu;

Aşağıda İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içerik bağlamında değerlendirilebilecek kelime gurupları verilmiştir. Bu kelime guruplarını barındıran içeriklerin çıkarılması ile ilgili alan adlarının hizmetine son verilmesi ve son durumun mail ile tarafımıza iletilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ilgili CEZAİ müeyyideler ile karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı

Yani "Benim istediğim kelimeleri yasaklamazsan CEZAİ müeyyideler sizi bekliyor" diyor. TİB'in burdaki duruşu nasıl bir çağdaşlık gösteriyor anlamak elde değil. Bunun sebebinin kurumun açık bir Internet Vizyonunun bulunmadığının göstergesi olarak algılayabiliriz. Gelen tepkilere göre de kıvırmalarıda ayrı konu tabi.

22 Ağustos'ta Uygulanacak Filitrelemeler

Herkesi isyan ettiren karar resmi olarak "İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı" olarak geçiyor. BTİK halkın kendi internet güvenliğini sağlamaktan aciz olduğunu düşünmüş ki İnternetin güvenli kullanımına dair usul ve esasları bu kararla düzenleme gereği duymuş. Bu karar direkt erişim sağlayıcıları ilgilendiriyor.

Karara göre Internete çıkarken bir kaç profile tabi olacağız bunlarda aşağıdaki gibi;

Aile Profili : BTİK tarafından hazırlanan kara liste (Black List) Servis Sağlayıcılara gönderiliyor ve servis sağlayıcılar buna göre kısıtlama yapmak zorun da oluyor yani BTİK giremeyeceğiniz sitelere sizin için karar veriyor, doğru yada yanlış BTİK'e güvenmelisiniz. Burda kısıtlananlar Proxy ve belirli portlarda olabiliyor. Yani P2P siteleri veya Remote Desktop uygulamanızda BTİK isterse kapatılabiliyor.

Çocuk Profili : Çocuk Profilinde Web Proxy sitelerine erişim açık sadece black list uygulaması söz konusu tabi yine BTİK'in berlilediği black list'e tabi. Sanırım burda çocukların proxy yapamayacak kadar beceriksiz olduğunu düşünerek Proxy erşimini açmışlar?

Standart Profil: Şu anda bu sayfayı okurken eriştğiniz profil standart profil. Burda herhangi bir sınırlama bulunmuyor. oh Rahat, özgür ama diken üstünde!

Yurtiçin İnternet Profili: Sadece yurtiçindeki IP adresleri ve black list harici portlar ve IP adreslerini kapsıyor. Bu paketi son kullanıcının ihtiyacına göre şekillendirdik diyorlar fakat böyle bir profile sahip olmak isteyecek bir insan düşünemiyorum bile. Internetin %1'ine erişebileceğini bile bile bu profile insanın ancak kandırılarak alınabileceğini düşünüyorum. Kimbilir belki niyetleride budur.

Servis Sağlayıcılarına Etkileri

Karar da ki profilleri bir kenara bırakıp Servis Sağlayıcısına getiilen yüke bakarsak ilk göze çarpan, Servis Sağlayıcının BTİK'in hazırladığı black list'e erişmesi için ayrı bir veri hattı oluşturması gerekmekte olduğunu görüyoruz. Yani S.HDSL veya ATM yada BTİK noktadan noktaya ismi ile ne demek istiyorsa o hat üzerinden haberleşecek. Kısaca ISP yeni bir hat, filitrelemeyi uygulayabilmek için yazım, donanım ve işletecek personel kaynağı ayırması gerekiyor. İşin artısı bu engellemeyi uygulamak için alınan cihaz veya yazılımın yedekli olmasıda şart koşulmuş yani Maliyet X 2 olarak hesaplayacağız.

Servis Sağlayıcılar bu kara listeyi BTİK'in belirleyeceği periodlarda güncelleyecekler ve çalışan sistemlerinde uygulayacaklar. Bur da ki veri zamanla çok büyük boyutlara gelebilri bu durumda servis sağlayıcıları belirli seviyede cihaz almak durumda kalacaklardır. Ek olarak BTİK'in Web Servislerinin stabilitesi konusunda bazı sorunlar olabilir veya bu filitreleme sunucularıda dDos saldırısında maruz kalabilir o zaman BTİK hangi altyapı ile hareket edecek? ISP'ler bu kara listelere ulaşamadığında neler olacak orası mechul?

Başka bir sorunda BTİK tarafından engellenen ama servis sağlayıcı tarafından bilerek engellenmeyen IP'ler ve Sitelerde bulunabilir. Bunun kontrolünü BTİK nasıl yapmayı düşünüyor?

Son Kullanıcı Kendi Rızası Dahilinde Filitreden Geçecek

Belkide en can alıcı nokta bu. Servis Sağlayıcılar müşteri ile yaptıkları sözleşmeye "Güvenli İnternet Hizmeti Almak İstiyorum" seçeneğini koymak zorundalar. Örneğin: TTNET'in ADSL başvuru formunda bu seçeneği işaretlerseniz sizi varsayılan olarak "Aile Profili"ne alıyorlar ve evinizden BTİK'in belirlediği kara liste sitelerine erişiminiz yasaklanıyor. ISP bu kara listede değişiklik yapamıyor fakat Internet üzerind eki global kara listelerle genişletilmesini sağlayabiliyor. Beyaz Listeye ise dokunmaları yasak fakat ISP'lerde BTİK tarafından manipüle edilebilir durumda olduğundn bazı durumlarda belirli hareketlere zorlanabilirler düşüncesindeyiz.

BTİK sürekli servis sağlayıcıların tepesinde

Servis Sağlayıcıları BTİK'e her ay bireysel abone sayısını, güvenli internet kullanan profillerin sayısını varsa kendi profillerine sahip abone sayılarını vermek zorunda. Ayrıca son kullanıcılar bu filitreyi aşmış mı? yoksa aşmammış mı? BTİK'e Servis Sağlayıcı tarafından bildirilmek zorunda. Burdaki madde BTİK'İn yeni aşma yöntemlerinin takibi ve bu yeni yöntemlere göre önlem alma amacını güdüyor fakat Internet'te son kullanıcı ile gireceği bu mücadeleden galip gelmesinin imkansız olduğunun birinin onlara söylemesi gerekiyor!

Burdaki İroni, hem son kullanıcı kendi isteği ile kendini sansürleyecek, hemde kendi tanımladığı sansürü yine kendi çabaları ile aşarsa ceza alacak!

Cezalar

5/9/2004 tarihli ve 25574 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari  Para Cezaları ile Diğer Müeyyideler ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik hükümleri
uygulanıyor.

Sonuç

Unutmayalım ki filitrelemeye son kullanıcı isterse geçebiliyor fakat bu bile çok tedirgin edici ve Internetin özüne aykırı bir şey. Sansürlerden bıkmış bir millet olarak karara aşırı tepki veriyor olabiliriz fakat zamanında youtube'un 2 yıl kapatılması hali hazırda 60bin küsür web sitesine erişilemiyor olması bizi hep diken üstünde tutuyor. Öte yandan Internet kısıtlamalarını BTİK gibi bir kurumun üstleniyor ve işletiyor olaması kara listeleri belirli ideolojilere veya belirli vatandaş profiline göre şekillendireceği korkusuda yok değil. Aklı olan herhangi bir T.C. vatandaşın bu filitrelerden birini kullanacağını sanmıyoruz,  profillere kimsenin dahil olmayacağı belli iken servis sağlayıcılara bu kadar yük ve işletme maliyeti yüklenmeside ayrı bir konu.

BTİK'in amacı tekrar gözden geçirilmeli, ne kadar başarılı olduğu, sektöre yönelik neler yapabildiği. Türkiye'ye neler kattığını masaya yatırılmalı. Acana devletin denetleme kurumları, BTİK'in işlevselliği ve amacını gerçekleştirdiğini anlamıyor mu? çok merak ediyorum!

Umarım yeni anasaya ile artık gereklilik haline gelen "Internet Bakanlığı" kurulur ve başınada aydın, Internet kullanan, genç ve dinamik bir kadro gelir. Yoksa bu Internet cahili yöneticilerle sektörün gelişimi, gelecek nesillerin bilgiye ulaşması çok zor olacak.

Oğuzhan YILMAZ
Web Hosting Türkiye

Tags: , , , , , , , , | Categories: Haber Posted by Editorial on 16.03.2011 23:00 | Yorumlar (1)

Fortune Global 200 şirketleri arasında yer alan Telehouse, Teknotel firması ile Istanbul'da ikibin sunucu kapasiteli veri merkezi kurdu. Istanbul Kozyatağı'nda faaliyete geçen merkezin açılısında konuşan Telehouse İş Geliştirme Direktörü Andrew Fray,2 yıllık hazırlık sürecinin sonucunda İstanbul veri merkezinin açtıklarını belirterek "Avrupa ile Asya arasında köprü işlevi gören Türkiye bizim için son derece önemli bir pazar" dedi.

Sunucu kiralama, sunucu barındırma, sanallaştırma, Interner erişimi salayacak olan verimerkezine ek olarak 2012 yılında daha büyük bir beri merkezi projesi planlanıyor.

www.telehouseistanbul.com adresinden hizmet verecek olan Telehouse Istanbul'un işletmesini lokal bir hizmet sağlayıcıya emaner etmesi oldukça sevindiric. Bu, şu anda mevcut erişim sağlayıcılarını örnek alması gereken bir model, çünkü global pazarda paysahibi olan partnerler sektörün gelişmesi ve atılım için son derece önemli olabilir. O nedene bu konu bize göre en önemli hususlardan bir tanesi.

İşin stratejik kısmını bir yana bırakıp teknik tarafa dönersek datacenter 2000 sunucu kapasiteli olarak tasarlanmış gelecekteki ihtiyaçlara bakarsak ortaölçekli bir verimerkezi diyebiliriz fakat 2012'de fiziksel olarak büyüme planlarıda varmış.
Konu verimerkezi ve Telehouse olunca tabiki uluslararası standartta bir vermerkezi olduğu kesin. Direkt acıbadem portunda sonlanan telekom bağlantıları Avrupa'dan, Ameriyanın önemli omurga bağlantılarına erişiyor ek olarak yurdışı fiber ve uygu bağlatılarıda mevcut.

Fiyatlar!

Piyasaya yeni giren her firmanın belirlediği uygun fiyat stratejisi Telehouse Istanbul'a uğramamış sanırım pazar ortalaması 13 TL olan .com, .net, .org alanadı kayıt bedeli Teknotel'de 25 TL, Yine 1000MB boyutlu basit bir hosting paketinin fiyatı ise Aylık 289 TL, yine aynı şekilde VPS hizmetlerinde 40GB Disk, 40 GB Aylık (129Kbit/saniye) Trafik ve 512MB komik bir ram 59TL. Biz paketleri ve fiyatları bir türlü anlayamadık. Sanırım kalitemiz çok yüksek havasına erken girmişler. Ek olarak Kobi'lere ve son kullanıcı ile uğraşmak istemiyorlarda olabilirler. Yorumu size bırakıyoruz.

TELEHOUSE Hakkında:

Telehouse, veri merkezleri ve bağlantıları ile kritik IT sistemleri için güvenli ve esnek platform imkanı sağlıyor.1988 yılında kurulan Telehouse, Avrupa’nın ilk “taşıyıcı bağımsız” barındırma sağlayıcısı olma özelliğini taşıyor.  Bugün internet ve telekomünikasyon sektörünün kalbi konumunda bulunan Telehouse, Dünya genelinde farklı ölçekte ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren 1000’in üzerinde firmaya hizmet veriyor.

Telehouse’un Londra ve Paris’te bulunan toplamda 45.000m2’lik alana sahip 5 adet veri merkezi, müşterileri için yüksek güvenlikli ve esnek colocation hizmetleri sunuyor. Ayrıca müşterilerine iş sürekliliği çözümleri sunan Telehouse müşterilerine tek merkezden hizmet veriyor.

Global 300 firması olan Japon KDDI grubuna bağlı Telehouse, kardeş kuruluşu Telehouse America ile birlikte Avrupa, Amerika ve Asya’da konumlanarak global bir network oluşturuyor.

TEKNOTEL TELEKOMÜNİKASYON Hakkında:

1984 yılında telekomünikasyon sektöründe anahtar teslimi projeler hayata geçirmek üzere kurulan Teknotel Grubu’nun internet, VPN/WAN, uydu, ses, altyapı konularında faaliyet gösteren firması Teknotel Telekomünikasyon, farklı ölçeklerde kurumsal erişim ihtiyaçlarına cevap veriyor. Çözümcü yaklaşımı, uzman kadrosu, 7/24 teknik desteği ve müşteri memnuniyeti ilkeleri ile kurumların uzun vadeli çözüm ortağı olarak konumlanan Teknotel Telekomünikasyon, bilgi güvenliği sistemi ile operasyonel standartlarını en üst düzeyde tutuyor.

TEKNOTEL Telekomünikasyon çözüm ve servisleri hakkında detaylı bilgi almak için kurumsal web sitemizi; www.teknotel.com ziyaret edin.

Tags: , , , , , | Categories: Haber Posted by Editorial on 16.03.2011 21:33 | Yorumlar (3)

Hostgator'da çalışan arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre çok yakın bir zamanda Hostgator Türkiye ofisini açmaya hazırlanıyormuş. Hostgator.com.tr üzerinden hizmet vermeyi planlayan global Web Hosting firması Istanbulda açacağı ofis ile tüm Avrupa'ye destek ve hizmet vermeyi planlıyormuş. Türkçe destek'te verilecek bu yerel operasyon da Türkiye Web Hosting pazarının daha çok rekabetçi olacağa benziyor.

Bakkalar dikkat, Süpermarketler açılıyor!

Eskiden her mahalle başında bir bakkal vardı. Bu bakkallar kendi çaplarında belirli bir bölgeye hizmet verirler, fiyatları kendi istediklerine göre manipule ederlerdi, daha sonra büyük alışveriş merkezler ve süpermarketler açıldı ardından da bir çok bakkal kapandı.

Ben Türkiye hosting piyasasını buna benzetiyorum. Hala belirli standartlarda barındırma ve erişim hizmeti veren kobilere ve son kullanıcıya hitap eden firmalar çok az. Hatta barındırma ve hat ücretleride kimine 15 kimine 45 kimine 100 olarak veriliyor. Fakat yakın zamanda süpermarketler yani sektör'de ki Global oyuncular yerel pazara girecekler, tüm know how'larını beraberinde getirip pazar'dan pay alacaklar bu durumda bakkallar birer birer kapanacak ve yerine süpermarketler hizmet verecek.

İşte bu senaryonun gerçekleşmemesi içinde hem yazılım olarak, hemde teknolojik olarak firmaların yatırımlarının artması en önemlisi teknoloji üretir hale gelmesi gerekiyor.